Konut projesi sektörlerde olumlu karşılandı

Leyla İLHAN – İSTANBUL

Dar gelirlileri ev sahibi yapacak, inşaat sektörüne nefes aldıracak sosyal konut projesinin, çarpan etkisiyle 2 trilyon liralık ekonomik etki yaratması bekleniyor.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç:

“ÖNEMLİ ETKİLERİ OLACAK”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi, hem dar gelirli vatandaşımızın konut sıkıntısına çözüm olacak hem de oluşturacağı istihdam ve pek çok sektörde sağlayacağı hareketlilikle ekonomimize katma değer olacak. Projenin konutla sınırlı kalmayıp, işyeri edinme imkanı sunmasını ayrıca değerli buluyoruz. Belirlenen satın alma kriterleri, 81 ile yayılan kapsayıcılığı ve öncelikli kategorileri ile önemli bir etki yapacak. Atılan bu güçlü temel ülkemize hayırlı olsun.

TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan:

“1 MİLYON TON İLAVE ÇELİK TALEBİ YARATACAK”

Türkiye’nin çelik talebini artıracak her projeye sektörün ihtiyacı var. Bu haliyle ilave 1 milyon tonluk çelik talebi oluşacak. Çarpan etkisiyle beraber bu katkı daha da artacaktır. Durgunluğun konuşulduğu bu dönemde projenin hızlı bir şekilde hayata geçmesi ekonomiye katkı sağlayacaktır.

İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu:

“TÜRKİYE’NİN İÇ DİNAMİĞİNİ HAREKETE GEÇİRECEK”

Demir ve demir dışı metaller sektörünü ciddi anlamda hareketlendirecek önemli ve olumlu bir proje olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca projenin her ilde olması ve hareketliliği tüm Türkiye coğrafyasına yayacak olmasını da çok değerli buluyoruz. Kamunun böyle bir yatırıma girmesi ve bu yolla hem istihdam hem de resesyona karşı Türkiye’nin iç dinamiğini harekete geçmesi de memnuniyet verici.

EYG Gayrimenkul Başkanı Ömer Faruk Çelik:

“ÖZEL SEKTÖRÜ DAHA FAZLA YORACAK”

Gayrimenkul sektöründe son 5 yılda yeni konut üretimi 1 milyondan 350 bine düştü. Bu süreçte stoklar tükendi. Ancak her yıl 1 milyon konuta ihtiyaç var. Fakat süreçte konut sektörü çok yoruldu ve üretimini düşürdü. Onun için TOKİ’nin 250 bin konut üretmesi iyi bir şey. Fakat 250 bin konutun üzerine 750 bin konuta daha ihtiyaç duyulacak gibi duruyor. Yani önümüzdeki yıllarda fiyatların dengelenmesi ve kiraların düşmesi için 250 binini TOKİ üretecekse 750 binini özel sektörün üreteceği bir ortama ihtiyaç var. Ancak hükümet bunu yüzde 40 indirimli fiyata üretebiliyor. Fakat özel sektörün bunu finanse edecek yapısı yok. Üretimde daha ince eleyip sıkı dokuyacak. Zaten çok yorulmuştu. Şimdi daha fazla yorulacak.

THBB Yönetim Kurulu Üyesi Adem Genç:

“HAZIRBETON VE ÇİMENTODA KAPASİTELERİ %10 ARTIRACAK”

50 bini İstanbul’da olmak üzere ilk 2 yılda 250 bin konut üretiminin çimento ve hazır beton sektörüne olumlu katkısı olacak. 2 yıl boyunca sektörde üretim kapasitelerini yüzde 10 oranında artırmasını bekliyoruz. Doğu Anadolu’da azalan üretim nedeniyle boşta duran ciddi araç parkı vardı. Böylece burada bekleyen bu araçlar yeniden üretime dönecek. İstanbul’da ise 6 ay sonra ne olacak derken, üretime sürdürülebilirlik katacak. Konutların kente uzak noktalarda yapılması halinde ise sektöre ayrıca bir katkı sunacak.

Armatür Derneği Başkanı Gökhan Turhan:

“KONUTLARDA %100 TÜRK MALI KULLANILMALI”

Yapı sektörü ekonominin lokomotif sektörlerinden. Hem altyapı hem de üst yapı anlamında birçok sektörü ilgilendiriyor. Burada yüzde 100 Türk malı kullanımı zorunluluğu olmalı bize göre. Geçmişte çok büyük projelerde bizim de olamadığımız oldu. Bazı büyük projelerde yüzde 100 Türk malı olamadı. Fayanstan seramiğe, armatürden vidasına kadar her şeyin Türk malı olması büyük katma değer sağlar ülke ekonomisine. Rakip ülkelere bunu kaptırırsak yine bize katkısı olmaz. Bir inşaat maliyetinin yüzde 20’sini bizim de temsil ettiğimiz altyapısı oluşturuyor. Dolayısıyla sektörün hacmine yapacağı katkı önemli olacaktır.

TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Laçin:

“PROJENİN HAYATA GEÇİŞ HIZI ÖNEMLİ”

Epeydir gündemde olan bir proje ve piyasaya mutlaka olumlu etkisi olacaktır. Burada esas olan bir an önce başlayıp ekonomide hareketliliğin sağlanmasıdır. Ekonomide bir durgunluktan bahsediliyor. Bu durgunluğun önce psikolojik olarak yenilmesi gerekiyor ki bu proje de bu anlamda önem arz ediyor. Öte yandan satın alma şartları da uygun. Ancak projenin hayata geçiş hızı çok önemli. Mesela birkaç yılda hayata geçecekse ki bizim sektör proje bitince devreye giriyor. Türkiye’nin konut ihtiyacı da var ayrıca. Genel ekonomi için de oldukça anlamlı ve projenin kendisinden ziyade etkisi çok daha önemli.

MOBSAD Başkanı Nuri Gürcan:

“1 YIL SONRA HAREKET GETİRİR”

Bitime yakın mobilya sektörüne etkisi olur. 1 yıl sonra mutfak ve kapı anlamında etkisi başlar. Bitince de mobilya alımlarıyla sektöre hareket katacak. Pandemide stokların satılmasıyla bir hareket gelmişti. Bu anlamda bu konutlarla sektörü ayağa kaldıracak. Sektör üretime hazır.”

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç:

“EV FİYATININ YÜZDE 20’Sİ KADAR MOBİLYA ALACAKLAR”

“Yeni eve yeni mobilya lazım. Dolayısıyla teslimden önceki yıl ve sonraki 1 yıl olmak üzere sektöre hareket katacak. Aşağı yukarı bir konun yüzde 20’si mobilyaya harcanıyor. Dolayısıyla 500 bin liralık bir konutta hareketli mobilyaya 100 bin TL ayıracaklar. Ayrıca sektörün diğer uzantısı olan kapı pencere ve parkeye de pozitif etki sağlayacak. Köyden kente göç nasıl artık katkı sağladıysa bunun artı katkısı olacak.

Akkuş Gayrimenkul YKB Abdülkadir Akkuş:

“ÖZELLİKLE ORTA GELİRLİNİN FAYDALANACAĞI BİR PROJE”

Yıllık 900 bin konut üretimine ihtiyaç duyulan Türkiye’de özel sektör bunun 450 bini üretiyor. Dolayısıyla bu proje orta gelirlinin ev sahibi olması için olumlu bir adım. Ayrıca 50 bin ofisin de konuta dönüşme projesi var. Böyle bir sosyal konut projesinin, barınma ihtiyacının bu kadar yoğun olduğu bir dönemde hayata geçirilmesini çok olumlu bir gelişme olarak karşılıyoruz. Hepsini bir arada değerlendirdiğimizde orta kesimin ciddi fayda sağlayacağını söyleyebiliriz. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki; bir yandan konut kredi faizlerinin 1’in altına inmesi şart. Bankalar da vadeleri 120 aya kadar uzatacak. Bu olmadığı sürece sektörde istediğimiz hareketi göremeyiz.

Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt:

“DAR GELİRLİ İÇİN ÖNEMLİ BİR GELİŞME”

Endeksa verilerine göre Türkiye genelinde Ağustos ayı sonu itibarıyla konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 203 seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut metrekare satış fiyatı 11 bin 450 TL, ortalama konut fiyatı 1 milyon 488 bin 500 TL ve konut yatırımının geri dönüş süresi 19 yıl oldu. Ağustos sonu verilerine göre Türkiye genelinde 2+1 bir evin ortalama fiyatı 1 milyon 196 bin 100, 3+1 bir evin fiyatı 1 milyon 441 bin 155 TL. Bu açıdan baktığımızda 2+1 konutun 608 bin TL’den, 3+1 konut fiyatının 850 bin TL’den başlaması dar gelirli kesimin erişimi açısından önemli bir gelişme.

Yorum yapın